ece

ETü: eçi/eçü [ Orhun Yazıtları, 735] ETü: eçe/eke “büyük kızkardeş, abla ” [ Divan-i Lugat-it Türk, 1070] ÇTü: eçe “yaşlı kadın” [ Pavet de Courteille, Dictionnaire Turc Oriental, <1500] TTü: [ Evliya Çelebi, eyahatname, 1680] ḳavm-i Germiyānī arasında lafz-ı «ece» karındaşa dérler TTü: [ Hamit Zübeyr & İshak Refet, Anadilden Derlemeler, 1932] Ece: 1-büyük birader, 2-amuca, 3-baba, 4-anne, 5-abla, 6-herkesin hürmet ettiği hanım.